Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul  (Okunma Sayısı 300 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
safiye42
Forum Prensesi
Co Admin
Efsane Üye
*

Karizma: 1301
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8851


HeR HaLinLe YaLaNsIn Be DüNYA___!!!!


Üyelik Bilgileri WWW
« : 16 Ocak 2009, 16:08:42 »

Faydalı olduysak ne mutlu...



Kendini Arayan Adam; yaşanmışın romanıdır. Aynı zamanda inançsız ruhlarda saklı kuşkuların, açmazların, sıkıntıların ve inkardan kaynaklanan bunalımlarında hikayesi...
Kendini Arayan Adam; yazarımızla tanışıyor. Kuşkularında geçen tartışmalar sonucu nihayet islamla kucaklaşıyor. İslamla kucaklaştığı yerde huzurla tanışıyor.

Sonuç: bir hayatın daha mana kazanması. Ve inkarla geçen bir ömürde kaybedilen güzelliklere ulaşma gayreti... İnsanın insana sunabileceği en iyi eser yine insansa, bu kitap, bir insanı kazanmanın metodunu sunuyor.
Kendini Arayan Adam; insanca tereddütlerin yumak yumak işlendiği bir hayat hikayesidir.



Bir sonbahar günü Kayseri'den otobüse binmişti. Bir ideoloji uğruna geçen altmış yıllık hayatı, otobüs yolculuğunda tanıştığı genç öğretmenin anlattıklarıyla birden alt üst oldu. Bir yolcuyla yaptığı sohbetin hayatını bu kadar kökten değiştireceğini nereden bilebilirdi? Sabaha kadar devam eden sohbetin sonunda o artık bambaşka bir insandı. Neler konuştular, bir insanı bu kadar derinden etkileyebilecek konular nelerdi? Bu gerçek hayat hikayesinin sonu nereye vardı?
Logged


ஜ๑BasitLEr iftiRa edEr. ! AcizLEr SikayEt EdEr. ! AsiLLErdE IdarE EdEr. !๑ஜ
Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi
kusurlarını hatırla.O zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın.
tmzklp_1907
Süper Moderator
Efsane Üye
*

Karizma: 223
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 964

FENERBAHÇEMMMM


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 22 Ocak 2009, 14:25:12 »

teşekkürler
Logged

ESRALİ

Yüreğim seni çok sevdi
o yürek talan
o yürek yangın yeri
o yürek seni istiyor                                    
bir tek seni…”

3 haziran 2004,perşembe
safiye42
Forum Prensesi
Co Admin
Efsane Üye
*

Karizma: 1301
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8851


HeR HaLinLe YaLaNsIn Be DüNYA___!!!!


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : 22 Ocak 2009, 17:59:11 »

teşekkürler
rica ederim cnm
Logged


ஜ๑BasitLEr iftiRa edEr. ! AcizLEr SikayEt EdEr. ! AsiLLErdE IdarE EdEr. !๑ஜ
Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi
kusurlarını hatırla.O zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın.
republic of fenerbahçe
Bayan Moderatör
V.i.p Üye
*

Karizma: 145
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 554



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 22 Ocak 2009, 18:56:19 »

Teşekkürler .
Logged

tmzklp_1907
Süper Moderator
Efsane Üye
*

Karizma: 223
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 964

FENERBAHÇEMMMM


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : 15 Nisan 2009, 16:58:56 »


 KENDİNİ ARAYAN ADAM

Bu kitapta önceleri koyu bir komünist olan birisinin imanla müşerref olması, İslamı tanıması anlatılmaktadır. Yazar yolculuk sırasında tanıştığı bir insanla arasında geçen olayları anlatmaktadır. Olaylar şöyle gerçekleşmektedir.
1979 yılının bir güz ayında Adana’ya gitmek üzere yazarımız ve Salih Gökkaya adlı şahıs Kayseri’den hareket ederler. Yolculuk esnasında bir ara otobüsün kaptanı “şarkı veya türkü söylemek isteyen varsa mikrofona buyursun .” der. Bu teklifi Salih Gökkaya kabul eder. İki tane şarkı söyleyerek otobüsteki diğer insanları etkiler. Bu cazibesini kullanarak, sohbet etmeye başlar .İlk sözleri “vatandaşlarım içinizde huzurlu ve mutlu olan var mı?” olur. Bu soru herkeste hayret uyandırmıştır.
Diğer cümlesi ise “içinizde hayatını garantiye almış olan var mı? Peki her türlü ihtiyacımı karşıladım, başka ihtiyacım yok diyen var mı?”dır. evet, bu sözlerin hepsi rejimden duyulan rahatsızlığı belirten cümlelerdir. Bu olaylar cereyan ederken yazarımız birşeyler söyleyememenin ızdırabını çekmektedir. Otobüs Toros dağlarını tırmanırken tekerleri patlar ve yazarımız molada bu şahsı yakalar ve mütevazi bir tavırla ona “Sizi tebrik ederim, kendinizi iyi yetiştirmişiniz bende sizden faydalanmak isterim” der ve ilk soruyu patlatır. “Efendim sizce İNSAN nedir? Bu konuda ne düşünüyorsunuz.
Şimdiye kadar böyle bir soruyla karşılaşmayan Salih Gökkaya soru karşısında afallar. Yaşamı boyunca onca şey öğrenmiş fakat kendisini öğrenmeyi unutmuştur. Ve soruyu tekrar yazarımıza yöneltir. “Peki sizce İNSAN nedir? .” Yazarımız gayet rahat bir tavırla bu bir çırpıda cevaplanabilecek bir soru değil, eğer isterseniz bende bununla alakalı bir kitap var beraber okuyalım” der. Tenha bir köşede kitabı okumağa ve mütalaa etmeğe başlarlar. Yazarımız Salih Gökkayadan gelen sorulara da cevap vermeğe çalışır.
Kitaptaki konuları okumaları ve tartışmaları Adana garajına kadar devam eder. Salih Gökkaya yazarımızın sorulara cevapları karşısında hayran kalmıştır. Yazarımızı öyle kolay bırakmayacağını, zihninde beliren diğer sorulara da cevap vermesini ister. “ Zihnim allak bullak oldu soracağım çok şeyler var. bu gün mutlaka kalmalısın .” der.
Yazarımız ve Salih Gökkaya, yazarımızın bir tanıdığının evinde buluşmak üzere sözleşirler. Mesleği mühendislik olan yazarımız gerçektende Salih Gökkaya’nın arayıp bulamadığı bir kişidir. Senelerdir, kafasını kurcalayan her sorunun cevabını ondan dinleyerek, tatmin olmuştur. Yazarımız eline aldığı kitaplarla, Salih Gökkaya’nın zihnindeki tüm şüpheleri yıkmıştı. Yazarımız ile Salih Gökkaya’nın ikinci konuşmaları sabah namazına kadar devam eder. Bu sohbetten sonra Salih Gökkaya’nın kafasında çok şey değişmiştir. Senelerin komünisti gitmiş, yerine nurani bir şahıs gelmiştir. Sabah namazını beraber kılarlar. Salih Gökkaya ilk namazını kılarken çok değişik hisler içine girer. namazını gözyaşları içinde tamamlar.
Risâle-î Nurlar elini adeta Salih Gökkaya’nın kalbine uzatarak kir ve küfür namına ne varsa söküp almıştır.
Daha sonra Salih Gökkaya Amerika’ya oğlunu ziyarete gittiğinde felç geçirir ve hiçbir tarafı tutmaz hale gelir. Yoğun bakıma alınmıştır. Bu esnada bir rüya görür. Rüyasında Üstad Bediüzzaman arkasında bir zatla Salih Bey’in yattığı odaya gelir. Salih Bey’in ağladığını görünce yanına kadar gelerek tebessüm eder ve der ki: “ Senin o kadar büyük günahların vardı ki şu Amerika’yı doldursak ağzına kadar taşar denizlere dökülürdü. Risale-ı Nur senin hayatına kefil oldu. Ve bu dehşetli hastalık günahlarına keffaret olsun diye verildi, sabret, şükret, sonra arkasındaki Zat’a dönerek “öyle değil mi Mevlana Halid” dedi. O da “öyledir Üstadım” diye cevap verir.
4 sene sonra Salih Bey memlekete döner. Kendisi Risale-ı Nurları okuyamadığı için torununa okutturup sesini kasete kaydettiriyor ve öylece dinliyordu. Üstadın Ayet-ül Kübra’daki muhteşem tahlilleri ve tevhid delilleri onu çok etkilemektedir. Ayrıca 10.söz (Haşir Risalesi)’ni dinlemeye doyamaz
Logged

ESRALİ

Yüreğim seni çok sevdi
o yürek talan
o yürek yangın yeri
o yürek seni istiyor                                    
bir tek seni…”

3 haziran 2004,perşembe
HaKaN__
Administrator
V.i.p Üye
*

Karizma: 300
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 432



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : 09 Ocak 2010, 22:34:12 »

halit ertuğrul mukemmel bır adam amasya gelmıstı garajlardan ben almıstım semınerı vardı 3 saat put gıbı durduk ama  ıı adamdır GülümsemeGülümseme
Logged

SeNiN MaRKa oLDuĞuN YeRDe eTiKeT FiYaTıNı BeN KoYaRıM...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
Otomatik Tag
Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul Konusu, Videosu, hakkında bilgi Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul Resimi, Yazısı, slaytı Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul haberi, Programı, İndir, tüm bilgilere bak Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul

 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

BZ Tema V2: deruni

Web Analytics

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.064 Saniyede 33 Sorgu ile Oluşturuldu